11:01 am - Perşembe Ağustos 21, 2014

Bitkilerde büyüme ve hareket | Ders Notu | Konu Anlatımı |

Pazartesi, 21 Kasım 2011, 15:04 | Genel Egitim Dokumanlari | 0 Comment | Read 12511 Times
by zeyrekli

IV. BİTKİLERDE BÜYÜME ve HAREKET

Bitkiler, yaşamları boyunca bulundukları yere bağlı ol­dukları için yer değiştirmez. Ancak bitkilerin de bazı hareketleri vardır. Sinek kapan bitkisinde olduğu gibi, bitkiler çevresel uyanlara farklı şekilde yanıt vererek beslenir, büyür ve gelişir.


1. BİTKİLERİN BÜYÜMESİNDE ROL OYNAYAN FAKTÖRLER

a. Çevresel Faktörler:

 

Bitkilerin büyümesinde etkili olan çevresel faktörler; sı­caklık, ışık, su, toprak, atmosferdeki gazlar ve yerçekimidir.

Işık: Bitkilerde fotosentez, klorofil sentezi, stoma­ların açılması ve terleme gibi fizyolojik olaylar için ışık gereklidir. Fotosentez hızıyla ilgili yapılan araştırmalar­da, fotosentezin yeşil dalga boyundaki ışıkta en düşük oranda; kırmızı ve mor dalga boyundaki ışıkta yüksek oranda gerçekleştiği görülmüştür.

57 Bitkilerde büyüme ve hareket | Ders Notu | Konu Anlatımı |

58 Bitkilerde büyüme ve hareket | Ders Notu | Konu Anlatımı |

Ayrıca ultraviyole ve kısa dalga boylu ışınların bitkilere zarar verdiği belirlenmiştir.

Su: Bitkilerin normal büyüme ve gelişmeleri için belirli miktarda suya ihtiyaçları vardır. Bitkilerde su; tur­gor basıncıyla desteklik sağlama, hücreler arası mad­de taşınmasına yardımcı olma, sıcaklığı düzenleme ve fotosentez için gereklidir.

Toprak: Toprağın yapısı, içerdiği maddeler, pH’sı gibi faktörler öncelikle kökün uzamasına etki eder. Bundan dolayı da bitkinin büyüme ve gelişmesinde et­kilidir. Ayrıca bitkinin büyüyebilmesi için toprağın ha­valanmış olması gerekir.

Atmosferdeki gazlar: Oksijen, karbon dioksit, kükürt dioksit, azot ve su buharı gibi gazlar atmosfer­de belirli oranlarda bulunur. Bitkinin yaşadığı ortamda bu oranın artması ya da azalması, bitkinin büyüme ve gelişmesini olumsuz yönde etkiler.

Atmosferde kirletici olarak bulunan kükürt dioksit, hid­rojen sülfür gibi gazların miktarının artması, bitkilerin yapraklarının sararmasına, çürümesine ve kurumasına neden olabilir.

Yer çekimi: Yer çekimi bitkilerin gelişmesinde rol oynayan oksin ve giberellin gibi hormonların, bitkideki dağılımını etkiler ve bitkinin büyümesinde hızlandırıcı etkiye sahiptir. Yer çekiminin etkisiyle bitkinin kökü toprak içine doğru, gövdesi ise aksi yönde büyür.

b. Bitkisel Hormonlar:

Bitkilerde büyüme ve gelişme sırasında, hücreler arasın­daki iletişim bitki hormonlarıyla sağlanır. Bitki hormonla­rı üretildikleri yerden bitkinin diğer kısımlarına taşınır.

Bitki hormonları, aktif büyüme gösteren kök ve gövde uçlarında, meyvelerde ve genç yapraklarda yer alan hücreler tarafından üretilir. Hormonların bir kısmı üre­tildiği dokuda etkili olurken, bir kısmı üretildikleri yer­den bitkinin diğer kısımlarına taşınır. Böylece etkisini bitkinin farklı bölümlerinde gösterir.

Oksinler: Bitkinin sürgün uçlarında, genç yaprak­larda, gelişmekte olan meyve ve tohumlarda sentezle-nir. Özellikle büyüme bölgelerindeki hücreler tarafın­dan salgılanır.

Oksin, hücre bölünmesini hızlandırır ve bitkinin ışığa yönelmesini sağlar. Büyüme, gelişme, yapraklanma ve çiçek açmada, meyve oluşumunda görev yapar.

59 Bitkilerde büyüme ve hareket | Ders Notu | Konu Anlatımı |

Bitkilerin doku kültürüyle üretiminde oksin hormonun­dan faydalanılmaktadır. Ayrıca oksin hormonu hücre bölünmesi, kesik gövde ve yapraklarda, saçak kök oluşumunu, çiçeğin açması gibi bitki gelişimi ile ilgili bazı olayları etkiler.

Sitokinin: Sitokinin hormonu kök uçlarında sen-tezlenir ve ksilemle meristem dokulara, tohumlara, yapraklara ve meyvelere taşınır. “

Hücre bölünmesi için uyarıcı görev yapar, ikincil me­ristemlerin aktif hale gelmesi ve gövdenin alt kısımla­rında köklerin oluşması, sitokinin hormonunun etkisiy­le meydana gelir. Bunun yanında sitokinin hormonu, çiçekçiler tarafından bitkinin yaşlanmasını geciktirmek için de kullanılır.

Giberellin: Giberellin hormonu köklerde, genç yapraklarda ve bitkilerin embriyolarında üretilir.

Giberellin, hücre bölünmesi ve hücre büyümesini uya­rarak gövde ve yaprağın uzamasını sağlar. Çiçeklenmeyi uyarır.

60 Bitkilerde büyüme ve hareket | Ders Notu | Konu Anlatımı |

Hücreye su alımını kolaylaştırarak hücrelerin genişle­mesini, uyku halindeki tohumun uyanmasını sağlar. Tohumun çimlenmesinde de etkilidir.

Giberellin hormonu, ayrıca çekirdeksiz meyve oluşu­munu sağlamak ve tane iriliğini artırmak amacıyla baş­ta üzüm olmak üzere çeşitli meyvelerde kullanılır.

Etilen: Bitkilerde meyvelerin olgunlaşması sırasın­da üretilir. Etilenin etkisiyle, hücre çeperi bileşenlerinin enzimatik olarak parçalanması sonucunda, nişastanın ve asitlerin şekere dönüşümü meyveyi tatlandırır. Böy­lece meyve olgunlaşır.

Meyvenin olgunlaşması tamamlandıktan sonra etilen üretimi devam ederse meyve çürür. Etilen bir gaz ol­duğundan ve bulunduğu ortamda kolayca yayılabildiğinden diğer meyveleri de çürütür.

Ayrıca kuraklık, su baskını, mekanik basınç ve enfek­siyon gibi streslere yanıt olarak da etilen üretlir. Etilen hormonu yaprak dökümünü de uyarmaktadır.

Absisik asit: Uygun olmayan ortamda tohumun çimlenmesini engelleyerek, tohumun uyku halini de­vam ettirir. Ayrıca stomaların açılıp kapanmasını dü­zenleyici etkisi vardır.

2. BİTKİLERDE GÖRÜLEN HAREKETLER

Bitkiler toprağa bağlı olarak yaşadıklarından hayvanlar gibi yer değiştiremezler. Ancak çevreden gelen uya­ranlara karşı da tamamen duyarsız olmayıp, tropizma ve nasti hareketlerini gerçekleştirirler.

a. Tropizma Hareketleri:

Bitkilerin büyüyen ve uzayan kısımlarında meydana gelen yönelim hareketleridir. Çevreden gelen uyarının yönüne bağlı olarak gerçekleşir.

Hareket uyarana doğru ise pozitif tropizma, uyarana zıt yönde olursa negatif tropizma olarak adlandırılır.

Fototropizma: Bitkilerin ışığa karşı gösterdiği yö­nelme hareketidir. Pencere önüne konan bir bitkinin güneşe doğru yönelmesi pozitif fototropizmadır.

61 Bitkilerde büyüme ve hareket | Ders Notu | Konu Anlatımı |

Bitkide büyümeyi sağlayan oksin hormonu ışık alan tarafta az, ışık almayan tarafta daha fazla bulunur. Bu nedenle ışık almayan taraftaki hücreler, daha fazla bö­lünerek çoğalır. Bu da bitkinin gövdesinin güneşe doğ­ru yönelmesine neden olur.

62 Bitkilerde büyüme ve hareket | Ders Notu | Konu Anlatımı |

Geotropizma: Bitkilerin yer çekimine karşı gös­terdiği yönelim hareketidir. Köklerde yer çekimine kar­şı pozitif (+) geotropizma hareketi görülürken, gövde de negatif (-) geotropizma hareketi görülür.

64 Bitkilerde büyüme ve hareket | Ders Notu | Konu Anlatımı |

Haptotropizma: Sarılıcı bitkilerde destek dokusu zayıf olduğu için dik duramazlar ve desteğe ihtiyaçları vardır. Bu bitkilerin dokunmaya karşı gösterdiği tepkile­re haptotropizma denir. Örneğin sarmaşıkların deste­ğe temas ettiğinde sarılması pozitif haptotropizmadır.

Kemotropizma: Bitki köklerinin toprakta bulunan çeşitli kimyasal maddelere karşı gösterdiği yönelim hareketleridir.

Bitkinin kökleri, gübre ve minerallere pozitif(+), tuza karşı negatif(-) kemotropizma gösterir. Bitkilerde üre­me sırasında polen tüpünün embriyo kesesine doğru ilerlemesi de bir pozitif kemotropizma hareketidir.

Travmotropizma: Bitki organlarının yaralanma nedeniyle gösterdikleri yönelme hareketlerine trav-matropizma denir. Özellikle köklerde görülür.

Bitkinin kökünde bir yara meydana gelirse, kökün ya­radan uzaklaşarak aksi tarafa yöneldiği görülür.

Hidrotropizma: Bitkilerin köklerinin suya doğru yönelim göstermesidir.

b. Nasti Hareketleri:

Bitkilerde uyaranın yönüne bağlı olmaksızın gerçekle­şir. Nasti hareketleri turgor değişimleri ile sağlanır. Nas-tide, uyartı hangi yönden gelirse gelsin bitki bütün kı­sımları ile uyarana tepki gösterir.

Nasti hareketlerine neden olan uyaranlar ısı, ışık, sar­sılma gibi dış çevre faktörleridir.

Fotonasti: Işık şiddetine bağlı olarak, çiçeklerin açılıp kapanması fotonastiye örnek olarak verilebilir. Akşamsefası bitkisinde çiçekler gündüz ışık şiddetine bağlı olarak kapanır, karanlıkta açılır.

Termonasti: Sıcaklık değişmelerinden kaynakla­nan nasti hareketlerine termonasti denir. Lalelerde ha­va sıcaklığının düşük olduğu günün ilk saatlerinde çi­çeklerin kapalı, öğlen saatlerinde açık olması termo­nasti ile sağlanır.

65 Bitkilerde büyüme ve hareket | Ders Notu | Konu Anlatımı |

ÖRNEK

Aşağıdaki şekillerde gösterilen, yulaf koleoptillerinin (fi­delerinin) hepsi, yeni çimlendirilmiş ve büyümekte ol­duğu varsayılmaktadır.

66 Bitkilerde büyüme ve hareket | Ders Notu | Konu Anlatımı |

Belirtilen işlemler yapıldığında, bu fidelerden han­gileri bir yöne doğru yönelir?

A) Yalnız I                     B) II ve IV                    C) I ve V              D) I, III ve V              E) II, IV ve V

ÇÖZÜM

Jilet ve mika gibi cisimler, sıvıları ve besinleri geçirme­yen birer katı maddedir. Buna göre, IV. fidede ışığa doğru bükülme (yönelme) görülmez.

III. fidenin ucu kesildiği için, büyüme hormonu (oksin) üretimi çok azalır. Büyüme yavaşladığı için, kısa süre­de bükülme gerçekleşmez.

I. fidenin her tarafından ışık geldiği için, büyüme simet­rik olur, bükülme ve yönelme görülmez.

V. fidenin kesilen ucu kaydırılarak yerleştirildiği için, kaydırılan kısımda daha çok oksin üretilir ve bu gövde­nin sol tarafına daha çok gönderilir. Bunun için, ışık ol­sa da, olmasa da bükülme gerçekleşir.

Cevap C

Sismonasti: Bitkilerde dokunma ile meydana ge­len ve turgor basıncı değişimleri sonucu ortaya çıkan hareketlerdir.

Küstüm otuna dokunulduğuna yapraklarının kapanma­sı sismonastiye örnektir. Böcekçil bitkilerin yaprakları­nın böceğin yaprağa dokunmasıyla, bir kapan şeklinde kapanması da sismonastiye bir örnek olarak verilebilir.

68 Bitkilerde büyüme ve hareket | Ders Notu | Konu Anlatımı |

3. FOTOPERİYODİZM

Bitkilerin gün uzunluğuna bağlı olarak gelişim göster­mesine fotoperiyodizm denir. Bitkinin gelişimi için ge­rekli ışığı alma süresine ise fotoperiyot denir.

Fotoperiyot, bitkilerde büyüme, gelişme, çiçeklenme, yaprakların dökülmesi ve durgunluk döneminin başla­ması gibi fizyolojik olayları etkilemektedir.

a.    Uzun gün bitkileri: Bu bitkiler gündüzün geceye oranla daha uzun olduğu günlerde, genellikle ilkbahar ve yaz aylarında çiçek açar. Bu bitkiler çiçek açabilmek için, günde en az 12 – 14 saat ışık alma süresine ihtiyaç duyar.

Ekvator’dan uzak bölgelerde yaşayan bitkiler genellik­le uzun gün bitkileridir. Bu bitkilere örnek olarak arpa, buğday, dereotu, şeker pancarı, turp, çavdar ve ıspa­nak gibi bitkiler verilebilir.

b.    Kısa gün bitkileri: Bu bitkiler gecenin gündüzden daha uzun olduğu mevsimlerde çiçek açar. Bu bitkilere örnek olarak çilek, sütleğen, kazayağı, soya fasulyesi, tütün, patates ve kasımpatı gibi bitkiler verilebilir.

c.    Nötr gün bitkileri: Bu bitkiler gün uzunluğundan etkilenmez. Bu bitkilere pamuk, tütün ve ayçiçeği örnek olarak verilebilir.

9.319 views

Tagged with: , ,

Leave a reply